İçi Boş İnkılâplar | 1 | Lâkap ve Unvanların Kaldırılması

Milliyet gazetesi’nin 27 Teşrin-i Sâni (Kasım) 1934 Salı gününe ait bir kupür. Çok büyük bir mârifetmiş gibi ‘Lâkap ve Unvanların Kaldırılmasına İlişkin Kanun’ haberine yer vermiş gazete. Müşir, paşa, ağa, hacı, efendi, bey, hanım…  gibi lâkap ve ünvanların artık kullanılmayacağını belirtiyor haberin muhtevasında aynı gazete.

Kanunun ‘Resmi Gazete’deki yayım metni tam şöyle:

Lâkap ve Unvanların Kaldırılması Hakkındaki Kanun

Kanun Numarası : 2590
Kabul Tarihi : 26/11/1934
Yayımlandığı R. Gazete : Tarih : 29/11/1934 Sayı : 2867
Yayımlandığı Düstur : Tertip : 3 Cilt : 16 Sayfa : 6


Madde 1- Ağa, Hacı, Hafız, Hoca, Molla, Efendi, Bey, Beyefendi, Paşa, Hanım, Hanımefendi, ve Hazretleri gibi lakap ve unvanlar kaldırılmıştır. Erkek ve kadın vatandaşlar, kanunun karşısında ve resmi belgelerde yalnız adlarıyla anılırlar.

Madde 2- Sivil rütbe ve nişanlar ve madalyalar kaldırılmıştır ve bu nişan ve madalyaların kullanılması yasaktır. Harp madalyaları bundan müstesnadır. Türkler, yabancı devlet nişanları da taşıyamazlar.

Madde 3- Askeri rütbelerden adın başına gelmek üzere, kara ve havacılarda müşirlere mareşal, birinci ferik, ferik ve livalara general, denizcilerde, birinci ferik, ferik ve livalara amiral denir. General ve amirallerin derecelerini gösteren unvanlarla, deniz müşirleri unvanlarının ve diğer askeri rütbelerin karşılıkları Yüksek Askeri Şura kararı ve İcra Vekilleri Heyetinin tasdiki ile konulur.

Madde 4- Bu kanun neşri tarihinden muteberdir.

Madde 5- Bu kanunun icrasına İcra Vekilleri Heyeti memurdur.

Kanuna aykırı hareket edenlere ne gibi yaptırım yapılacağına, yapıldığına dair cezaî bir hükme hiçbir yerde tesadüf etmedim. Benim aklmın almadığı şu: Bu çeşit kanunlarının (devrim yasaları, diyor Kemalistler buna)  Modern Türkiye’nin ilerlemesine ne gibi katkısının olduğu?

Son söz: İktidarın  dün açıkladığı (1 Ekim 2013)  ‘paket’ten sonra – ki benim de özellikle eğitimi ihtiva eden maddelerine itirazım ve eleştirilerim var – ‘istemezükçü Kemalistler’in uğultularına anlam veremiyorum.  Yine başladılar: ‘Şeriat geliyor, devrim yasaları çiğneniyor, Türkiye geriye götürülüyor.” yaygaralarına… Şimdi eğri oturup doğru konuşalım yukarıdaki kanunla bir zamanlar yasaklanan hitap tarzlarını bugün hâlâ kullanmıyor muyuz?

Etiket(ler): , .Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir